Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Buse Aslan, melankoli hakkında bilgi vererek depresyondan farklı olduğu noktalara değindi.
Melankoli bir hastalıktan çok mizaç özelliği!
Melankolinin günümüzde tek başına bir hastalık olarak kabul edilmediğini dile getiren Klinik Psikolog Buse Aslan, “Daha çok kişinin duygusal eğilimi, mizacı ve dünyayı algılama biçimiyle ilişkilidir.” dedi.
Bazı insanların olaylara daha derin anlamlar yüklediğini, hayatın geçiciliğini daha yoğun hissettiğini ve duyguları daha güçlü yaşadığını ifade eden Aslan, “Bu nedenle dışarıdan ‘melankolik’ olarak tanımlanabilirler. Önemli nokta, melankolinin kişinin yaşam işlevselliğini ne ölçüde etkilediğidir. Günlük hayatı bozmadığı sürece, çoğu zaman kişiliğin bir parçası olarak görülür.” şeklinde konuştu.
Mutluluk ve hüzün aynı anda yaşanabilir!
Bazı kişilerin mutluluk ve hüznü aynı anda yaşayabileceklerine işaret eden Buse Aslan, “Bunun nedeni çoğu zaman hayatın geçiciliğini daha yoğun hissetmeleridir.” dedi.
Güzel bir anın bile biteceğini düşünmenin, mutluluğun içine ince bir hüzün katabileceğini aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu durum her zaman olumsuz değildir; bu kişiler anı daha derin ve anlamlı yaşama eğilimindedir.
Melankolik kişiler geçmişi sadece hatırlamaz, aynı zamanda anlamlandırır. Geçmiş, onlar için kimliklerini oluşturan bir hikâye gibidir. Bu yüzden eski anılara daha sık dönebilirler. Ancak sürekli ‘geçmiş daha iyiydi’ düşüncesi bugünü yaşamayı zorlaştırıyorsa, bu durum dengesiz hale gelebilir.”
Melankoli ile depresyon aynı şey değil!
Melankoli ile depresyon arasındaki farka değinen Aslan, “Melankoli bir duygu tonu veya mizaç özelliği, depresyonun ise klinik bir ruh sağlığı sorunudur.” dedi.
Melankolik kişilerin hüzünlü olsalar bile hayattan zevk alabildiklerini, sosyal ilişkilerini sürdürebildiklerini ve geleceğe dair düşünmeye devam edebildiklerini kaydeden Aslan, “Depresyonda ise belirgin isteksizlik, zevk alamama, enerji kaybı ve umutsuzluk ön plandadır.” diye konuştu.
Aslan ayrıca, melankolik kişilerin genellikle derin düşünen, empatik ve hassas bireyler olduğunu ve bu özelliklerinin ilişkileri güçlendirebileceğini söyledi. Ancak fazla düşünme eğiliminin, geçmiş olaylara takılma veya kaybetme korkusunun ilişkilerde yorucu bir sürece de yol açabileceğini de ekledi.
Melankoli yalnızca travmalarla açıklanamaz!
Çocuklukta yaşanan duygusal deneyimlerin, kişinin yetişkinlikteki duygu düzenini etkileyebileceğine dikkat çeken Klinik Psikolog Buse Aslan, “Ama melankoli yalnızca travmalarla açıklanamaz. Biyolojik yatkınlık ve kişilik özellikleri de önemli rol oynar.” dedi.
Melankoli bir kusur değil, duygusal hassasiyet!
Kişinin melankolik olup olmadığını nasıl anlayabileceği hakkında bilgi veren Buse Aslan, “Melankolik kişiler genellikle duygusal olarak derin deneyimler yaşar, küçük detaylardan etkilenir, geçmişi sık düşünür, yalnız kaldığında iç dünyası yoğunlaşır, sanat, müzik ve edebiyattan güçlü şekilde etkilenirler.” dedi.
Bu özelliklerin bir kusur değil, farklı bir duygusal hassasiyet biçimi olduğunu ifade eden Aslan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Melankoli her zaman tedavi gerektirmez. İnsan doğasının doğal bir parçası olabilir. Ancak kişinin günlük yaşamını bozacak düzeye ulaştığında, sürekli umutsuzluk veya işlev kaybı oluştuğunda profesyonel destek gerekebilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
More Stories
Yaz tatilinin yeni sokağı: Ekran!
Alzheimer Hastaları Mavi Ev’de buluşuyor
Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri, 2025