Yoğun iş temposu, dengeli ve düzenli beslenmeyi sürdürmeyi birçok kişi için zorlaştırıyor. Toplantılar, uzun çalışma saatleri ve yolda geçen zaman nedeniyle öğünlerin sıklıkla aksayabildiğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Bu yoğunluk sonucunda öğün atlama, günü yalnızca kahveyle geçirme, akşam saatlerinde fazla yeme ve işlenmiş gıdalara yönelme gibi alışkanlıklar ortaya çıkabiliyor. Oysa gün içinde yeterli protein, lif ve su tüketmek; enerji seviyesini, odaklanmayı ve kilo kontrolünü destekliyor. Uzun süre aç kalmak ise tatlı isteğini artırırken porsiyon kontrolünü zorlaştırabiliyor” dedi.
Hızlı iş temposuna sahip kişiler için her gün aynı saatlerde kahvaltı, öğle ve akşam yemeği tüketmek çoğu zaman mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle katı kurallar yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları geliştirmek daha önemli diyen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Buradaki temel hedef, gün boyunca vücudu uzun süre aç bırakmadan gerekli besin öğelerini karşılayabilmek. Çantada ya da ofis çekmecesinde bulundurulabilecek yoğurt, kefir, taze meyve, çiğ kuruyemiş veya tam tahıllı sandviç gibi seçenekler pratik çözümler arasında. Protein ve lif açısından zengin bu ara öğünler, kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olurken enerji düşüşlerini azaltıyor ve akşam saatlerinde ortaya çıkabilen aşırı yeme eğiliminin önüne geçebiliyor” bilgilerini verdi.
Yoğun iş temposunda sağlıklı beslenmeyi sürdürebilmek için 10 tavsiye:
- Enerji düşüşü yaşandığında şekerli atıştırmalıklar yerine protein ve lif içeren ara öğünler tercih edin.
- Kahve tüketiminde miktar kontrolünü koruyun. Kahvenin yanında şekerli bisküvi, çikolata veya hamur işleri yerine daha dengeli seçeneklere yönelin.
- Her fincan kahvenin yanında bir bardak su içerek günlük sıvı alımını destekleyin.
- İş yemekleri ve sosyal buluşmalarda “ya hep ya hiç” yaklaşımı yerine porsiyon kontrolüne odaklanın.
- Menü seçerken kızartmalar yerine ızgara, fırın veya haşlama yöntemleriyle hazırlanan yemekleri tercih edin.
- Tabağın yarısını sebzelerle tamamlayın, sosları ayrı isteyin ve karbonhidrat porsiyonlarını sınırlandırın.
- Tatlı isteği geldiğinde önce gerçekten aç olup olmadığınızı değerlendirin. Su içmek, kısa bir yürüyüş yapmak veya nefes molası vermek bu istekle baş etme noktasında yardımcı olabilir.
- Alışveriş yaparken “fit”, “light” veya “şekersiz” ifadelerine güvenmeyin. Ürünün içerik listesini ve eklenmiş şeker miktarını kontrol edin. Protein ve lif açısından zengin ürünleri tercih edin.
- Alışverişe aç çıkmamaya özen gösterin. Açlık hissi plansız ve yüksek kalorili seçimleri artırabilir.
- Hafta sonu kısa bir hazırlık yaparak sebzeleri doğrayın, baklagilleri porsiyonlayın ve sağlıklı alternatifleri hazır bulundurun. Böylece yoğun günlerde plansız ve sağlıksız seçimlerin önüne geçebilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
More Stories
Büyükşehir’den çölyak hastalarına umut olan destek
Kanserden Yaşlanmaya, Yapay Zekadan “Kopya Organlara”
Demansta ‘Saat çizim testi’ bazı hastalarda bozulmaları yakalayabiliyor!